27 Mart 2013 Çarşamba

Vee Yemek Tarifleri Sezonunu Açalım

Bildiğiniz üzere aşçılık kursuna gidiyorum..Başlamam da çok komik oldu aslında. Ücretsiz halk eğitim kurslarının birinde kemana yazılmıştım arkadaş da bağlamaya. Sonra mesaj geldi bir kurs seçme hakkınız daha vardır diye. 3. bir yabancı dil düşündüm. Rusça, Arapça ya da İspanyolca gibi ama sadece Rusça için yer vardı ve o da evime çok çok uzaktı öyle olunca arkadaşın isteği üzerine kayıtların son günü hatta son saati pastacılık kursu için yola çıktık. Diyalog aynen şöyle:

Biz:         Merhaba biz pastacılık kursuna yazılmak istiyoruz.
Memur:  Hafta sonu mu olsun hafta içi ?
Biz:         Aaa hafta sonu da mı var ?
Memur:  Hafta sonu tek aşçılık varmış.
Biz:        Aaa aşçılık da mı varmış. Zaten pasta ikindin yenir. Günde 3 öğün yemek var ya.....

Gördüğünüz üzere pastacılık çırağı kursunu satıp hemen aşçılığa yöneldik. Ertesi gün de başladı. Ben diyordum arkadaşlara valla kuru fasülye pilav öğrenirsek ben gelmem diye ama cidden farklıymış.
İşin en güzel tarafı hocamız çok tatlı ve anlayışlı. Menü şeklinde gidiyoruz ve menüyü bize göre oluşturuyor. Mesela sırf ben istedim diye geçen hafta menüye ayva tatlısı, mantı ve höşmerim koydu. Nerdeyse ben oluşturdum menüyü ama karışan yok zaten. Herkes nasılsa herşeyi öğreneceğiz diye düşünüyor ama ben aceleci biri olunca.

İşin daha da güzel tarafı aşçılık kursu olsa da menülerimizde pasta, kurabiye ya da poğaça, börek tarzı şeyler kesinlikle oluyor. Bir gün tam yemek menüsü yaparsak ertesi gün pasta oluyor en az 5 çeşit kadar. Ve yanında değişik salatalar, ara sıcaklar da cabası.

İşin en en kötü tarafı ise kilolar. Elbette evde de çok yiyen biriyimdir ama o kadar çeşidi bir anda yemem ya da gündüz 4-5 çeşit yemek yemem yani..

Hocamız kimi zaman pastanelere gidip de tarifler de alıyor. Bu çok iyi oluyor. Konyalı olanlar bilir. Yürüyüş yolunda İstanbul Pastanesi var. Genelde her hafta oranın tariflerinden yapıyoruz ve orası favori yerlerimden biridir. Çok güzel poğaçalar ve küçük atıştırmalıklar öğrendik. Zamanla paylaşırım inşallah.

Eee bu kadar konuştuktan sonra açılışı çok çok basit nerdeyse herkesin bildiği bir tatlıyla yapmak istiyorum. Bunu babaannem hep yapardı ama hiç sevmezdim çünkü pekmezle tatlandırırdı ve rengi siyah olurdu..Tadı da çok ağır olurdu hani..Bu cidden hafif ve hoş oldu.

YUMURTALI UN HELVASI
1 su bardağı eritilmiş tereyağı
1 su bardağı un
1 yemek kaşığı su
1 su bardağı süt
2 yumurta
1 su bardağı şeker

Yapılışı: Tavaya yağı koyarak eritin. Sonra kısık ateşte unu iyice kavurun. Ama dikkat edin ne çiğsi olsun ne de yansın. Teflon tava kullanmanız iyi olur.
Sonra 1 yemek kaşığı su serpin. Karıştırın.
Ayrı bir kasede yumurtaları çırpın, üzerine süt ve şekeri ilave edin, karıştırın. 
Kavrulan una azar azar ilave edilerek un tavaya yapışmayacak kıvama gelene kadar karıştırılır.
Son olarak ocaktan alınır, kapağının altına gazete koyularak kapatılır ve 10 dk dinlendirilir.
Servise hazır.


Tavaya yapışmayacak derken tam olarak bunu kastetmiştim. Cıvıkken karıştıra karıştıra kıvamını alıyor, en son tavanız temize yakın olacak.


Dinlenmesi için bastırarak tabağa koydum Tavada da dinlenebilir.


Gördüğünüz üzere, kalıplarım =)


Annemin isteği üzerine nerdeyse tamamına yakını kelebekli oldu.


Misafire olduğu için hindistan cevizi de koydum.

NOTİsterseniz küçük veya büyük şekilli tabaktan kalıp gibi çıkarıp da servise sunabilirsiniz. Ben kurabiye gibi görünsün diye kalıp kullandım. Ayrıca hindistan cevizi isteğe bağlıdır.

Süsleme için ağız tadınıza göre antep ezmesi veya damla çikolata da ekleyebilirsiniz.

Ben sade tercih ediyorum. Şekersiz çayla iyi gidiyor, damağınızı övüp gidiyor =) Öneririm ^*^ 

Dip Not:Tariflerin hepsi denenmiştir ve kendi yaptıklarımdır. Fazlaca tarifim olmasına rağmen tekrar yapacağım zamana kadar beklemeniz lazım. Aşçılıktan sonra hepsini evde deneyip evdekilerin onayına sunuyorum. Bu evdeki aşamayı geçenlerden.^-^
Aslında evdekilerin de beğendiği yani onay aşamasını geçen daha bir sürü yemek var ama dediğim gibi fotoğrafsız pek paylaşmak istemiyorum.
Ama aşçılıkta öğrenip tekrar yapmama kararı aldıklarımı da fotoğrafsız olarak paylaşabilirim ilerleyen zamanlarda.
Birde fotoğraflı, fotoğrafsız beğendiğin her şeyi paylaş derseniz de yorumlarınızı bekliyorum. 










25 Mart 2013 Pazartesi

Aşırı Yoğunluk ve Kahrolası Diziler

Başlıktan da anlaşılacağı üzere şu sıralar acayip derecede yoğunum. Elbette herkesin hayatında kendine göre yoğunlukları, işleri vardır ama bu apayrı cidden. Nerden başlasam bilemiyorum açıkcası.
Öncelikle haftada 4 gün boyunca okulum var. Kısacası 3 günüm boş gibi ama değil. Okul olan bir günün öğleden sonrasında gönüllü olarak kimsesiz çocuklara Matematik ve İngilizce dersi vermeye gidiyorum. Tamamen boş olan cuma günümde Koreli çok tatlı bır bayanın verdiği dikiş kursuna gidiyorum ki çok hoş şeyler yapıyoruz. Bir ara paylaşırım. Kumaşlar biraz pahalı çünkü direk Uzakdoğu'dan yani Kore ve Japonya'dan geliyor ama ortam çok sıcak..Üniversiteden güzel sanatlar fakültesinden profesörler bile var dediğim gibi ortam çok sıcak. Her hafta ablalar birşeyler yapıp getiriyor yiyoruz. Tabi ben işin yeme kısmındayım =) Bu hafta sıra bende diyebilirim. Aşçılık yeteneklerimi konuşturup venedik poğaçası yapacağım. Aşçılık demişkende cumartesi pazar da saat 9 ile 4 arası aşçılık kursuna gidiyorum. Ha bir de Komekte ve çok nadir olmak üzere özel ders yoluyla kemana başladım..Son olarak Avona kafayı takmış durumdayım. Ha bire sipariş veriyorum felan. Öyle işte yoğunmuşum demi =)

Evet bunlar bu dönemin genel seyri zaten. Şimdi gelelim diğer yoğunluğa. 7 Nisanda YDS'ye sınavına giriyorum ama sor bana birşey biliyor muyum acaba...Hiç çalışmıyorum tamam temelim var ama sınava yetmez kesinlikle. 13 Nisan gibi okulda vize denen ara sınavlarım başlıyor. Tam vizelerin bittiği gün Ankara'ya ışınlanmam gerekiyor. 20 Nisanda Topik adlı nam-ı değer Korece yeterlilik sınavı var. Aslında bu saydıklarım arasında en iyi olduğum Koreceydi. Bakın ''di'' diyorum geçmiş zaman dikkatinizi çekerim..Hala iyiyim ama Beginner'da yani Başlangıç seviyesinde. Çıkmış sınav sorularını çözüyordum..Bu arada sınır 50. Sınırı geçersem belge alabılırım ama 70'i geçersem yüksek seviye belge alabılırım. Ilk çözdüğümde 48 aldım sonra kelıme bılgım ılerledıkce 80'e kadar çıktım. Dedim kendimi heba etmeyim, en iyisi orta sevıyeye ıntermediate level'e giriyim dedim ve kaydımı yaptrdım. Bildiğiniz üzere şu an sınava 1 aydan daha az bir süre var ve ben bugün başladım İngilizce dursun bir kenarda Koreceye basladım.
Sınav hakkında ufak bir bilgi verirsem. 2 aşamadan oluşuyor. 1. aşama dil bilgisi ve kelıme bılgısını ıcerıyor ardından yazma kısmı var zorlayan kısımlardan bırı. 2. kısım ise dinlemeyle başlıyor. Ardından okuma var kı parçalar çok uzun bizim paragraflardan beter ve en çok zorlayan kısım diyebilirim. Demiştim ya 50 almak gerek diye..Mesela dinlemeden 60 alıp okumadan 40 alsak ortalamamız 50 olur ya bu şekilde olmuyor kesinlikle şart var ki çok kötü bu. Çünkü dil bilgisinde dinlemede 80'i bulan ben okumada 40 ı anca buluyorum yazmada zorlarsam anca 50 ki bu dediğim başlangıç seviyesi içindi.
Orta seviyede ne soruyu anlıyorum ne de şıkları. Hadi anladım diyelim bu sefer gramer zorluyor. Dinlemeler deseniz çok çok uzun. Okumalara hiç girmiyorum bile..

Ama şu sıralar beni gene tek motive eden şey bu sınavın yüksek lisans için puanlamaya 15 puan kadar etkı etmesı.Dolarlar yatırılıp girilen TOEFL sınavı bıle 2 puan etki ederken TOPIK tam tamına 15 puan etkı edıyor. Tabi 70 i geçene . Değilse 10 felandır. Onu geçtim sırf gırmek bıle 5 puan. Gene TOEFL'dan fazla yani.
Bir diğer konu başvururken ortalama şartı yüzde 80'in üzerinde not istiyorlar. Ben tam sınırdayım
Bu dönemde açıkcası pek iyi değildim. Daha önce bahsetmiştim. Boşluğa düşmüştüm, kendimi toplamam zaman aldı.
Neyse ben böyle hayıflanadurayım müsteşara bir soru daha sordum ortalamam düştü seçilme şansım nedir gibisinden bir soruydu. O da önemli olan sınırı geçmek dedi. Çok çok sevindim. Ama rekabet öyle bir artıyor ki ben burda seçilsem bile diğer aşamalarda kalabilirim. Çünkü belgeler direk Kore'ye gönderiliyor ve tüm dünyayla yarışıyoruz. Dil bilen, Kore'ye ilgili yabancılar da çoğunluktaysa ki Kore gibi Uzakdoğu ülkesine başvuran biri kariyeri bir kenara bırakıp ilgiden dolayı başvurur diye düşünüyorum. Yani dediğim nitelikte kişiler çoksa  tek ayrım noktası ortalama olacak.. Hayırlısı artık seneye düşünmem gereken şeyler bunlar. Olursa çok sevinicem ama. ^-^

Bu kadar yoğunluğun içinde de sayısız dizi izliyorum. Kore dizilerini izlerken gene kendimi kandırıyorum aslında dizi değil ders bu listeningime iyi gelcek dinlemeden 100 alıcam felan desem de Amerikan dizilerini ne yapıcam bilemiyorum. Uzun zaman önce başladığım ama Chuck yüzünden ara verdiğim Fringe'i bile izler oldum sınavlar yaklaşınca, öğrenci psikolojisi mod on =) Ama cidden güzel diziymiş.
Hayatımda ilk kez izlediğim bilim kurgu diyebilirim ama en kalitesi olduğundan da şüphem yok.
Diğeri ise Friends. 1994'te başlayıp 2004'te çoktan bitmiş olan bir dizi. Kısacası kıyafetler farklı olsa da dil çok yalın ve akıcı. Altyazısız bile temel ingilizceyle izlenecek türden. Aynı zamanda günümüz dizileri gibi sadece hayatın bel altından ibaret olmadığı güzel dostlukların ve sınırsız esprilerin havada uçuştuğu biz dizi.
Ve bölümler 15-25 dk arasında değişince hiç ama hiç sıkmıyor. Kısacası bir saat içinde 3-4 bölüm izleyebilirsiniz. Bu dizi bir ara 'Sıkı Dostlar' adıyla Türkiye'de de yayınlaşmış ama hiç tanıdık gelmedi.
Öyle işte başlayın derim.

Sırada Topik Beginner Level yani Başlangıç Seviyesi çalışmalarımdan fotoğraflar geliyor.
Hayır onlar kutucuk değil harf.
Evet o kutucukları anlıyorum =)
Orta seviye çalışmalarımdan fotoğraf paylaşmaya korkuyorum. Her kelimenin, her ekin ve de her cümlenin altı çizili olup Türkçe veya İngilizce açıklamaları akıyor da =)


Topik Çalışma Halleri




Çalışmaya devam ^_^

NOT 1 : Aşçılıkta öğrendiğimiz süper tariflerden de ara sıra paylaşmamı isterseniz yorum olarak yazın lütfen. Paylaşırım =)

NOT 2 : Topik sınavı, Korece nasıl çalışılır veya nasıl öğrenilir ve yüksek lisans bursu veya üniversiteler hakkında bilgi almak isterseniz de yorum olarak yazın. Cevap veririm görünce eğer uzun bir konuysa bu konuyla ilgili yazı bile yazabilirim. Uzun zamandır araştırıp, birinci elden bilgi alinca bu konuyla ilgili özellikle de burslarla ilgili fazlaca bilgim var. Bir de üstüne Kore'ye gidince haliyle =)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...